Tel: +90 530 640 29 70
Websitesi: www.psikologbaharerden.com E-mail: baharerden@hotmail.com
Marmaris’te yüz yüze terapi ve dünyanın her yerinden online terapi hizmeti sunuyorum.
Türkiye ve yurt dışından danışanlarla yürüttüğüm psikolojik danışmanlık sürecinde, bireyin kendisiyle ve ilişkileriyle kurduğu bağı merkeze alan bir yaklaşımla çalışıyorum.
Terapi sürecinde özellikle aşağıdaki konularda destek arayan bireylerle çalışıyorum:
İlişkilerinde sürekli veren ancak karşılığını alamadığını hisseden kişiler
İlişkisel yorgunluk ve duygusal tükenmişlik yaşayan bireyler
Sınır koymakta zorlanan ve suçluluk duygusu yaşayan danışanlar
Narsistik veya duygusal olarak dengesiz ilişkilerden çıkmış kişiler
Boşanma sürecinde veya boşanma sonrası psikolojik destek arayan bireyler
“Kendimi kaybettim” hissi yaşayan danışanlar
Dışarıdan güçlü görünmesine rağmen iç dünyasında yoğun stres taşıyan kişiler
Bu alanlarda yürütülen terapi süreci, danışanın kendini suçlamadan ve yargılamadan anlamasını hedefler.
Bazen insanlar ilişkilerde kaybolduklarını çok geç fark eder. Başta küçük tavizler vardır, sonra alışkanlıklar oluşur. Böyle ilişkiler insanı sadece yıpratmaz; yavaş yavaş kendinden uzaklaştırır. Kişi bir noktadan sonra ne hissettiğini, ne istediğini düşünmeden yaşamaya başlar. Vermek alışkanlığa, susmak çözüme, dayanmak karaktere dönüşür. İşte bu noktada sorun ilişki olmaktan çıkar, kişinin kendisi ile kurduğu bağ da zedelenir.
Terapi süreçlerimde sıkça şuna tanık oldum: İlişkilerinde zorlanan pek çok kişi kendi sınırlarını susturdukları bir düzenle mücadele ediyordu. Bu fark edildiğinde, mesele çözüm aramaktan çok kendini duymayı öğrenmeye dönüşüyordu.
İlişkilerde zorlanan, çok veren, sınır koymakta güçlük çeken insanların ortak bir dili olduğunu gördüm: Kendilerini suçlamaya çok yatkın, kendilerini anlamaya ise çok mesafelilerdi. Zamanla fark ettim ki bu kişiler “ne yapmalıyım?”dan çok, “ben ne hissediyorum?” sorusuna alan bulduklarında dönüşmeye başlıyorlar. Çünkü burada çözüm vermek değil, acele etmemek; etiketlemek değil, dinlemek; güçlendirmek değil, kişinin kendi gücünü hatırlamasına eşlik etmekdi.
Çocuklarla oyun terapileri yapmak inanılmaz keyifli. Ailelerle çalışmak ve onların ebeveynlik becerilerini geliştirmek mesleki olarak oldukça tatmin edici olsa da beni en çok bu alan dönüştürdü. Bu alanda çalışmak benim için, insanlara nasıl olmaları gerektiğini anlatmak anlamına gelmiyordu. Aksine, uzun süredir bastırılmış olanın yavaş yavaş yüzeye çıkmasına alan açmak demekdi. Aceleyi azaltmak, yargıyı askıya almak, güçlü görünme çabasını bir süreliğine bırakabilmek…
Terapi, daha dayanıklı olmayı öğretmekten ziyade, kişinin kendisiyle daha sahici bir temas kurabilmesiyle ilgili. Dayanıklı olmak hayat yolunda öğreniliyor ama kişinin kendisi ile temas kurabilmesi, kırılganlığını güvenli bir yere taşıyabilmesi için bunu kendisinde başarmış bir mentora, güvenebileceği bir eşlikçiye, bir rol modeline ihtiyacı var. Ve bu, hem danışan hem terapist için yavaş ama derin bir süreç.
Benim için terapi, kişinin daha güçlü biri haline gelmesinden çok, kendine daha dürüst bir yerden temas edebilmesiyle ilgili. Bu yüzden bu alanı seçtim. Çünkü bazı insanlar hayatta en çok kendilerini tutarak yoruluyor.
Hızlı çözümler sunmaktan ziyade, danışanın kendi duygularını fark edebileceği güvenli bir alan oluşturmaktır.
İlişkilerinde zorlanan ve sınır koymakta güçlük çeken bireylerin ortak noktası, çoğu zaman kendilerini suçlamaya yatkın olmalarıdır. Terapi, bu suçlayıcı iç sesi fark etmeye ve yerine daha şefkatli bir iç diyalog geliştirmeye alan açar.
Bu süreçte amaç:
Etiketlemek değil, anlamak
Acele etmek değil, yavaşlamak
Güçlendirmek değil, kişinin kendi gücünü fark etmesine eşlik etmektir
Tel: +90 530 640 29 70
Websitesi: www.psikologbaharerden.com E-mail: baharerden@hotmail.com
Uzman Psikolog & Pedagog ve Aile Danışmanı Bahar Erden Tüm Hakları Saklıdır.